5 Nisan 2008 Cumartesi

5 Nİsan


98 yılında bir nisan günü number one da top5-programın ismini tam olarak hatırlayamıyorum-i izlemek için tv nin karşısına oturmuştum. Beş, dört, üç, iki arka arkaya çaldı. İkinci olan şarkının birinci olmasını beklerken yaşadığım şaşkınlıkla birinci şarkının ne olduğunu merakla bekliyordum. Derken efendim daha ilk dinlenişinde insanı havaya zıplatan o akor girdi, ponpon kızlar dans ediyordu, uzun sarı saçlı bir adam şarkı söylüyordu.
Ben onu ilk defa orada görmüştüm. Sorduk ablamıza, öğrendik, bugün onun ölüm yıldönümüymüş.
O gün o adam beni büyüledi, belki de saçları uzatmaya o gün karar verdim.
Neyse sonra kısa bir süre sonra favori grubum oldular.
Okuduk, öğrendik hikayesini, courtney e uyuz olduk, keşke dedik.
O zaman veya şimdi cobain denince nevermind ın ne kadar aşmış bir albüm olduğu söylenir.
Smells like teen spirit in en iyi rock şarkısı olduğu söylenir.
Onun gelmiş geçmiş en büyük rock star olduğu söylenir.
Belki öyledir, ama inanın bunlar çok da önemli değil.
Ne zaman bir şarkısını dinlesem aklıma onun küçükken kendini bir uzaylı zannetmesi
Çalıştığı otelde boş odalara yatıp ense yapması, dişçi de morfinlerle kafayı bulması
Where did you did u sleep last night daki öte detonesi-detone de yakışır kendisine-
Kendine yardım etmek için “yardım” istemesi
Ve de tabi ki sünmüş, inmiş, tüylenmiş yeşil hırkası gelir.
Yani o bizim masamızdaki herhangi biri olur, yanımdaki arkadaşlarımdan farkı kalmaz.
Sonra yan masadan bir işgüzar cobain yaşasaydı bık bık der.
Yaşasaydı, keşke yaşasaydı.
Eminim o en doğrusunu yapardı.
Not: mayıs sonu, haziran başına kadar yazmayı düşünmüyorum. Merak eden olursa, bir şey yok, yaşıyoruz ağır aksak da olsa. Sadece öyle, bir süre yazmayacağım. Haziran ayında birikmiş selimler-aklımda yazdım çoktan- ile geri döneceğim. Ha kararımı değiştirip yazmak istersem de size sormayacağım herhalde.
Kendinize iyi bakın, görüşürüz.