
eylül ayı geldi, sinema sezonu başladı. biliyorum birçoğunuz sinemaya giderken yabancı filmlere ağırlık veriyorsunuz, ama bu sene bir değişiklik yapma zamanı geldi sanırım, yabancı filmleri her zaman izlersiniz, önemli olan türk filmlerine destek olmak.
önemli isimlerin yeni filmleri, yeni yönetmenlerin ilk filmleri, kısacası merakla beklediğim birçok film eylül ayından itibaren gösterime girmeye başlıyor. sizler için 2008 sonbahar-2009 ilkbahar dönemi arasında gösterilecek türk filmlerinden bir seçme yaptım, lütfen bu filmlerden birkaçına gitmeye çalışın.
tatil kitabı: seyfi teoman ın ilk filmi, festivallerden eli boş dönmedi, minimalist tarzıyla nbc yi hatırlatan bu film bu cuma vizyona giriyor.
gitmek: ayça damgacı ya her festivalde bir ödül getiriyor bu film, zorla dikkatimi çekmeyi başardı bu film, aslında iff de vardı, ama dediğim gibi henüz dikkatimi çekememişti, eylül ayında vizyonda.
sonbahar:bir ilk film, altın kozanın galibi, mahzun kırmızıgül ün yapımcısını çıldırtan film, ismiyle bile akılları çelen, tabii ki sonbahar da vizyona girecek olan film.
nokta: derviz zaim yeni denemesi, tek plan da çekilmiş ilk türk filmi, iff de izledik beğenmedik, ama türk sinemasında olmayan bir şeyi denediği için görmenizi tavsiye ederim. sonbahar da vizyona gireceği söyleniyor.
süt: yumurta yı izlemeden izlememenizi önereceğim film. venedik te ödül alamadı, ama güzel eleştiriler aldı, izlemek farz oldu bize. ekim de vizyonda.
üç maymun: bu filmde nuri bilge ceylan ın ilk defa 100.000 i aşacağını düşünüyorum, ama ben filmi olabilecek en abuk saatte bomboş bir salonda izleyeceğim. ekim de vizyonda.
hayat var: artık reha erdem bir film çektiğinde konusunu okumadan bile izlemek istediğimiz bir yönetmen oldu, her filminde yeni bir şeyler denemesi onun en güçlü yani ekim de vizyonda, ayrıca bu hafta beyoğlu sinemasında eski filmleri gösteriliyor.
gölge: mehmet güreli nin ilk film denemesi. içimden bir ses bu filmin çok cacık olacağını söylüyor, ama izlemeden konuşamayız tabii, merakla bekliyoruz.
pandora nın kutusu: yeşim ustaoğlu nun yeni filmi, deya alabora başrolde, aslında film çekilmiş ama herhalde sonbaharda yaşanacak yoğunluktan dolayı gösterime mart ayına kalmış.
bozkırda deniz kabuğu: karpuz kapuğundan gemiler yapmak bir kelime kötü söz söylemek istemediğim bir filmdi, aslında uzun bir ara oldu, bu filmi izlemeden hala izlemediyseniz karpuz kabuğundan gemiler yapmak ı izleyin.
gölgesizler: uykuların doğusunu okuduktan sonra hasan ali toptaş la bu kadar geç tanıştığım için utanmıştım, gölgesizler i ise henüz okumadım, okumak için neyi beklediğimi bilmiyorum, ama ümit ünal çektiği uyarlaması vizyona girmeden-ilkbaharda girecek- kesinlikle okuyacağım, sen de oku, herkese bu ismi söyle.
iki çizgi: bir ilk film daha, gösterimi venedik te yapıldı, kasım ayında vizyonda.
evet, durum böyle, hepsini sinemada izleyemeyeceğim haliyle, ama inşallah izleyeceklerim bir şeyler yazma ihtiyacı duyururlar bende.
görüşürüz.
6 yorum:
Program gerçekten iyiymiş. Ben tembellik yapıp hiçbir şey takip etmediğim için senin sayende duyuyorum gelişmeleri.Gitmeye çalışacağım bunlara.Seninle konuşmayı da özledim üstad. 20 sinde inşallah oradayım. Kendine iyi bak görüşürüz..
ben de size katılabilir miyim, çok yalnızım burak kardeş
Konuyla alakasız ama, aylardır okuduğum tek kişisin. Seviyorum ben bu aylak yazıları!
selam jill
o zaman aylardır pek blog okumuyorsun demektir, bir şey yazmıyorum ki:)
bu arada bu sayfada kesinlikle aylaklık övgüsü yapmıyorum, bu sayfayı bir aylağı okuyup neler yapmamanızı görmenizin için yazıyorum, lütfen dikkat.
Evet yeni yazıları bekliyorum ben de. Sürekli eskileri okuyorum. Ama hergün açık sayfan, anlayacağın hiç yazmıyor gibi değilsin benim için. Aylak yazıları seviyorum derken bir mecazi anlamda söz konusu aslında. Neyse sen yaz ben yeni şeyler öğreneyim. Yok "aa bak bunu biliyordum unutmuşum" diyim, evet evet... Esen kal!!
keşke imkanımız olsada her Türk filmine gidebilsek ama işte, koskoca bi ama. aylardır gitmiyorum sinemaya.
Yorum Gönder